Uraloğlu, 2027-2047 döneminde Türkiye genelinde yürütülecek araç muayene hizmetlerine ilişkin imtiyaz sözleşmesinin imza töreninin ardından gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı. Kalkınma Yolu’nun, 1200 kilometrelik demir yolu, otoyol, enerji nakil ve iletişim hatlarını kapsayan önemli bir proje olduğuna işaret eden Uraloğlu, Fav Limanı’ndan başlayıp Türkiye’ye, buradan da Avrupa’ya ulaşım sağlanacağını dile getirdi.
Uraloğlu, sadece demir yolu tarafında yaklaşık 15 milyar dolarlık bir projeden bahsedildiğine işaret ederek, “Irak’ta malum bir seçim olmuştu. Hükümetin kurulması biraz zaman aldı. Hükümet kuruldu ve Irak Başbakanı’nın ayın 28’inde ülkemize ziyareti kesinleşti. Bu ziyaret öncesinde de biz yapacaklarımızı daha net görüşmek için ayın 21’inde Irak’a iş ziyaretinde bulunduk. Oradaki Ulaştırma ve İletişim bakanlarıyla gerekli değerlendirmeleri yaptık. Sonrasında da Sayın Başbakanı ziyaret ettik. Burada, Irak ile Türkiye sınır kapısının nereden olacağı ve bu projenin finansmanının nasıl sağlanacağı noktasında mutabık kalmıştık. Anlaşmaların içeriği, Fişhabur-Ovaköy sınır kapısının yapılması ve petrol karşılığında Kalkınma Yolu’nun Türk müteahhitler tarafından yapılmasıydı.” diye konuştu.
İMZA TÖRENİNDE NE YAŞANDI?
Görüşmede, bütün detayları ele aldıklarını söyleyen Uraloğlu, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin ziyareti kapsamında yapılan imza törenine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
“İmza töreninin hemen arifesinde, dakikalar kala tespit edilen teknik bir ayrıntının düzeltilmesi noktasında bir ihtiyaç oldu. Zaten muhatabımız Ulaştırma Bakanı da kendisi bir açıklama yaptı Irak’a döndükten sonra. Teknik bir noktanın düzeltilmesi gerekiyordu. ‘Bunu düzelttikten sonra imzayı atalım’ şeklinde bir önerileri oldu. Biz de makul karşıladık. Orada asla bir görüş farklılığı olmadığının özellikle altını çizmek isterim. Kamuoyuna ve siz gazetecilere ‘Ya ne oluyor orada, imzadan vaz mı geçildi, imzalanmayacak mı?’ diye bazı soru işaretleri oldu ama biz nettik. Anlık tespit edilen bir küçük eksikliğin düzeltilmesiydi. Zaten hemen basın açıklamasından sonra da biz Sayın Cumhurbaşkanı’mız ve Sayın Başbakanın huzurunda iki bakan olarak iki imzayı da atarak kamuoyuyla paylaştık. Hem Irak hem Türkiye tarafında çok net bir irade vardı, bunda bir şüphe oluşmadı ve bu şüphe oluşmadığı gibi imzalar atılmış oldu. Sadece teknik bir detaydı, onu da gidermiş olduk. Ülkemize, Irak’a, Orta Doğu’ya hayırlı uğurlu olsun. Biz bu projeyi bitirdiğimiz zaman artık Hürmüz Boğazı veya kritik su yolları daha az konuşuluyor olacak. Eğer biz bugün Kalkınma Yolu’nu bitirmiş olsaydık, Hürmüz Boğazı bugün dünyanın bu kadar gündemine oturmamış olurdu. Bundan sonraki yol haritamız hızlıca bunun teknik altlıklarını hazırlayarak bir an önce kazmayı vurmak, bir temel atma töreniyle süreci başlatmak.”

“HEDEFİMİZ İLK KAZMAYI BU YIL VURMAK”
Bakan Uraloğlu, dünyada iş yapan 250 büyük müteahhitlik firmasının 50’sinin Türk olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti: “Gerçekten çok çok hızlı işler yapıyoruz. Burada 4-5 yılda bitebilecek bir projeden bahsediyoruz. Ama başladıktan sonra ‘Acaba bunu 3 yılda bitirebilir miyiz?’ elbette bunu da konuşacağız. Bunu sadece bir demir yolu ve Türkiye üzerinden milyonlarca ton yükün taşınması olarak değerlendirmemiz doğru olmaz. Bununla beraber Türkiye’de kurulacak lojistik merkezler, özellikle petrole dayalı kurulacak petrokimya tesisleri ve ona dayalı birçok ürünün Türkiye’de üretilmesi noktasında tesislerin kurulmasını öngörüyoruz. Biz AK Parti hükümetleri döneminde ulaştırma altyapısına 355 milyar dolarlık yatırım yaptık. Bunun 10 yıllık periyottaki ülkemize katkısı 2 trilyon dolar ve yıllık da 1 milyon insanımızın istihdamına vesile olmuş. Dolayısıyla bunu sadece bir ulaşım projesi değil, adı üzerinde bir kalkınma projesi olarak da değerlendiriyoruz. Hedefimiz ilk kazmayı bu sene vurabilmek, ona gayret ediyoruz. Öncelik demir yolu olacak. Şu anda işin açıkçası istediğimiz standartta olmasa da tekerleğin döndüğü bir kara yolu var. Dolayısıyla o elimizde bir avantaj ama demir yolu noktasında maalesef bir imkan yok, silbaştan demir yolunu yapacağız. Burada hedef ülkelerin Avrupa olduğunu düşünürsek karbon emisyonunu azaltabileceğimiz birincil ulaşım modunun demir yolu olduğunu belirtmek isterim.”
YAVUZ SULTAN SELİM’DE TREN HATTI
Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden geçecek demir yolu projesine ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, şunları kaydetti:
“Günlük yüzlerce trenin geçmesinden bahsediyoruz. Yıllık 30 milyon ton civarında bir kapasiteden bahsediyoruz. Elbette ülkemizde de yapmamız gerekenler var. Bunların en önemlilerinden biri de boğazı standart ve kapasite kısıtı olmayan bir hatla geçmek. Şu anda Marmaray’dan günde sadece 4 tren geçirebiliyoruz. Niye? Çünkü orada günlük 300 tramvayımız, 300 metromuz Marmaray’dan seyahat ediyor ancak 4 tren geçirebiliyoruz gece vaktinde. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde yapacağımız bağlantılarıyla birlikte Gebze, Sabiha Gökçen, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve Çatalca’ya gidecek 122 kilometrelik bir hat… Bunu yaptığımızda çift hat olacak ve bir kapasite problemini kaldırmış olacağız. Dünya Bankasının liderliğinde 6 uluslararası finansman kuruluşundan 6,7 milyar dolarlık bir kredi anlaşmasını çok çok uygun şartlarda yaptık, 14 Ekim’de ihalesini yapacağız. Orada hani bu sene muhtemelen başlayamayız, 2027 yılında da orada başlamış olacağız.”

The post Irak ile imza töreninde neler yaşandı? Bakan Uraloğlu: Anlık tespit edilen bir küçük eksikliğin düzeltilmesiydi first appeared on Kilis Egitim.
