HPV aşısı ile sürü bağışıklığı sağlamak mümkün mü?

hpv asisi ile suru bagisikligi saglamak mumkun mu cFBuv233

“`html

HPV Aşısı ile Rahim Ağzı Kanserine Karşı Başarılı Mücadele

Dünya çapında 660 bin rahim ağzı kanseri vakasının %95’inden fazlasının temel kaynağı Papilloma Virüsü (HPV) olarak belirlenmiştir. ABD’de gerçekleştirilen yeni bir araştırma, ülkede devam eden aşılama programlarının etkileyici sonuçlarını gözler önüne serdi.

Ergenlik dönemindeki kız ve erkek çocuklarına uygulanan HPV aşıları, ABD’de rahim ağzı kanserine yol açan virüsler için sürü bağışıklığını sağlama potansiyelini ortaya koydu. Ancak, toplumda HPV’ye karşı geliştirilmiş direncin sürmesi için aşılama oranlarının yüksek tutulması gerekiyor.

HPV, dünya genelinde cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların en yaygın olanıdır. Bu virüsün birçok türüne karşı geliştirilen aşılar, yaklaşık 20 yıl boyunca kullanılmaktadır. ABD’de, rahim ağzı kanserlerinin %90’ından sorumlu olan dokuz HPV türüne karşı etkili olan “dokuz bileşenli” aşılar kullanılmaktadır. Diğer ülkeler ise genellikle iki veya dört türe yönelik aşıları tercih etmektedir.

JAMA Pediatrics dergisinde yayımlanan bir araştırma, ABD’deki kapsamlı aşılama programının yalnızca aşılanan bireylerde değil, aşılanmamış kadınlarda da rahim ağzı kanseri vakalarında dikkate değer bir azalma sağladığını gösterdi.

Albert Einstein Tıp Fakültesi’nden araştırmacı Jessica Kahn, “Araştırmamız, yüksek aşılama oranları ve cinsiyet ayırt etmeyen bir aşılama stratejisi ile HPV’ye karşı sürdürülebilir bir bağışıklık gelişebileceğini göstermektedir” dedi.

Kahn’ın çalışmasında, HPV enfeksiyonu riski yüksek olan bir kadın grubu incelenmiştir. Bu kadınların %80’i, iki veya daha fazla erkekle cinsel ilişkiye girmiş ve yarıdan fazlasına cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon tanısı konmuştur.

Son 20 yılda toplanan veriler, aşı sayesinde HPV’nin bulaşma oranında önemli bir azalma yaşandığını ortaya koymaktadır. Örneğin, iki türe karşı koruma sunan bivalan aşılar uygulanan vakalarda bulaşmada %98’lik bir düşüş kaydedilmiştir.

Araştırma grubunun cinsel davranışlarında belirgin bir değişiklik olmaması, HPV aşılarının enfeksiyon oranlarını etkileyen önemli bir etken olduğunu ve bu etkinin aşılanmamış kadınları da kapsadığını göstermektedir.

Bu bulgular, ABD’de hastalığa karşı sürü bağışıklığının mümkün olabileceğini ortaya koysa da Kahn, bu konuda net bir kesinlik sağlanamayacağına dikkat çekti:

“HPV’nin tamamen ortadan kalktığını söyleyemeyiz. Sürü bağışıklığı dinamik bir süreç; aşılama oranlarının düşmesi ya da bireylerin HPV’ye karşı daha savunmasız hale gelmesi bu korunmayı zayıflatabilir.”

HPV: Genellikle Zararsız, Ancak Potansiyel Tehlike Taşıyor

Rahim ağzı kanseri, kadınlarda dördüncü en yaygın kanser türüdür ve ölümlerin çoğunluğu düşük ve orta gelirli ülkelerde görülmektedir. HPV’nin rahim ağzı kanserine yol açtığı keşfi 1983 yılında Alman bilim insanı Harald zur Hausen tarafından yapılmış ve bu çalışması ona 2008 Nobel Tıp Ödülü’nü kazandırmıştır.

Aktif cinsel hayata sahip birçok birey, hayatlarının bir döneminde HPV ile enfekte olur ancak çoğu zaman belirti göstermez. Virüs, genellikle ciltte, ayaklarda, ellerde, boğazda ve genital bölgede siğil benzeri, çoğunlukla zararsız büyümelere yol açmaktadır.

Bununla birlikte, bazı HPV türleri sağlıklı hücrelerin işlevlerini bozabilir ve rahim ağzındaki hücrelerde kansere yol açabilir.

Avustralya’da geliştirilen Gardasil aşısı, 2000’li yıllardan itibaren rahim ağzı kanseri oranlarında gözle görülür bir düşüş sağladı ve HPV’yi önleyebilen aşıların ilk örneği oldu.

Günümüzde mevcut HPV aşıları, genellikle 9-14 yaş arası kız çocuklarına uygulanmaktadır. ABD gibi bazı ülkelerde bu yaş grubundaki erkek çocuklara da aşı yapılmasıyla toplumda daha geniş bir koruma sağlanmaktadır.

Papilloma Virüsü HPV Aşısı
Papilloma Virüsü HPV Aşısı Fotoğraf: Gladden W. Willis/picture-alliance

Küresel Aşılama Devam Ediyor; Ancak Zorluklar Var

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), rahim ağzı kanserini bir halk sağlığı sorunu olmaktan çıkarmayı hedeflemektedir.

Bu çerçevede, dünya genelinde kız çocuklarının %90’ının 15 yaşına kadar aşılama sürecinden geçmesi, kadınların en az %70’inin 35 ve 45 yaşlarında rahim ağzı kanseri taramasından geçmesi ve kanser tanısı konan kadınların %90’ının tedavi alması öngörülmektedir.

DSÖ’nün tahminlerine göre bu hedefler gerçekleştirildiğinde, önümüzdeki yıllarda 74 milyon yeni rahim ağzı kanseri vakası önlenebilir.

İsveç’te 1,6 milyondan fazla kız çocuğu ve kadın üzerinde yapılan bir araştırma, aşılamanın rahim ağzı kanseri vakalarında yarı yarıya bir azalma sağladığını göstermiştir.

Çalışmanın baş yazarı, Karolinska Enstitüsü’nden epidemiyolog Jiayao Lei, bu bulguların ABD’deki araştırma sonuçları ile örtüştüğüne dair vurgularda bulundu ve “Aşının sağladığı dolaylı koruma, özellikle aşılanmamış kadınlar için oldukça güçlü bir kanıt sunuyor” dedi.

Lei ayrıca, aşıların ergenlik döneminde uygulanmasının HPV enfeksiyonuna karşı daha sağlam bir koruma sağladığını belirtirken, tek dozun bile etkili olabileceğini ifade etti. Küçük yaşta aşılananlar, daha güçlü bir korumaya sahip olma eğilimindedir. 20 yaşından sonra aşılanan kadınlarda ise daha yüksek dozlar, daha iyi bir koruma sağlayabilir.

Bu durum, özellikle aşılamaya yeni başlayan ülkelerde büyük önem taşımaktadır. Örneğin, Pakistan 9-14 yaş arasındaki kız çocukları için HPV aşılamasına yönelik programını başlattı; Gana’da ise bu yaş grubuna yönelik aşılamaların ekim ayında başlatılması planlanmaktadır.

Bununla birlikte, çeşitli zorluklar da mevcuttur. Pakistan’da aşının kısırlık yaptığına dair yanlış bilgilendirme kampanyalarıyla mücadele edilmektedir. Ancak, ülkenin sağlık bakanlığına göre, şu ana kadar dokuz milyon kız çocuğu aşılanmış ve toplamda yaklaşık 13 milyon kızın aşılanması hedeflenmektedir.

Küresel ölçekte artan aşılama karşıtlığı ve azalan aşı kabulü, HPV kaynaklı rahim ağzı kanseri gibi hastalıkların kontrol altına alınması açısından ciddi bir engel teşkil etmektedir. Aşılama programlarının aksaması, sağlık sistemlerindeki krizler, aşılara erişim eksiklikleri ve yanlış bilgilerin yol açtığı tereddütler, kanserle mücadelede önemli bir engel oluşturmaktadır.

Jessica Kahn, “Aşı son derece etkili; ancak bunun yalnızca uygulanması durumunda geçerli olduğunu unutmamak gerekir” diyerek aşılama sürecinin önemini vurguladı.

“`