Arnavutluk’un güneyinde bulunan Sazan Adası çevresinde hayata geçirilmesi planlanan büyük ölçekli turizm yatırımı, ülkede siyasi ve toplumsal gerginliklere neden oldu. Milyar dolarlık bu proje, son günlerde yapılan protestolarla birlikte ülkenin gündeminin merkezine oturdu. Tartışmalar yalnızca çevresel kaygılarla sınırlı kalmayıp, projeyle ilgili daha derin bağlantılar gündeme geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile ilişkili yatırım şirketi Affinity Partners’ın bu projeye dahil olduğu bilgisi, kamuoyunda geniş yankı buldu ve protestoların hedefini daha da belirginleştirdi.
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Karadağ’da gerçekleştirilen AB-Batı Balkanlar zirvesinde yaptığı açıklamalarda, projeye ve hükümetine yönelik eleştirilerin organize bir dijital kampanyanın ürünü olduğunu savundu. Protestoların kendiliğinden oluşmadığını belirten Rama, sosyal medya üzerinden yayılan iddiaların arkasında sahte hesaplar ve yapay zeka destekli botlar olduğunu ifade etti. Bu durumu, bir nevi “hibrit savaş” olarak tanımladı.
Başbakan Rama’nın gündeme getirdiği bir diğer iddia ise, Kushner aracılığıyla İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gizli bir anlaşma yapılmış olabileceği yönündeki spekülasyonlardı. Bu anlaşmanın, Filistinlilerin Sazan Adası çevresine yerleştirilmesini içerdiği öne sürüldü. Rama, bu söylentileri kesin bir dille reddederek, iddiaların “tamamen hayal ürünü” olduğunu belirtti. Ayrıca, bu söylemlerin arkasındaki çevreleri “Arnavutluk ve İsrail karşıtı odaklar” olarak tanımladı ve Arnavutluk’un tarihsel olarak Yahudi topluluklarını koruma konusundaki gururunu vurguladı.
Protestoların çevresel endişelerle başlamasını “anlaşılabilir ve iyi niyetli” olarak değerlendiren Başbakan Rama, bu hassasiyetlerin kötü niyetli aktörler tarafından istismar edilmesine izin vermeyeceğini ifade etti. “Bu yatırımın engellenmesine asla izin vermeyeceğim. Görevde olduğum sürece bu gerçekleşmeyecek,” diyerek projeye olan kararlılığını bir kez daha vurguladı. Bununla birlikte Rama, henüz projenin nihai onay aşamasına gelmediğini ve şu an sadece bir niyet beyanı olduğunu da dile getirdi. Yatırımcıların projeyle ilgili çalışmalarının devam ettiğini ve resmi başvuru yapıldığında çevresel ve yasal değerlendirmelerin gerçekleştirileceğini belirtti.